Uluslararası Gizli Açlık Kongresi 3-6 Mart 2015, Stuttgart

Gizli Açlık

Gizli Açlık Nedir?

Beslenme sadece karın doyurmak değildir. Vücut için gerekli besin ögelerini yeterli ve dengeli miktarlarda almak gerekir. Enerji-protein alımından bağımsız olarak uzun süre yeterli ve dengeli beslenilmediğinde veya kaliteli, sağlıklı ve güvenli besine ulaşılamadığında vücutta bazı komplikasyonlar ortaya çıkabilir. Tüm bu kronik vitamin, demir, çinko, iyot, selenyum ve hayati önem taşıyan mikro besin ögelerinin yetersizlikleri sonucunda ortaya çıkan belirtilere genel anlamda ‘Gizli Açlık’ denir. Özellikle az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde Gizli Açlık daha çok görülmektedir. Hayati önem taşıyan mikro besin ögelerinin kronik şekilde yetersiz alımı uzun süre belirti vermeyebilir. Bu nedenle teşhis ve tedavi yaklaşımları gecikebilir. Sonuçta kişinin bağışıklık sistemini zayıflatır, fiziksel ve zihinsel gelişmeyi önler ve hatta ölümle sonuçlanabilir.

Risk Grupları Kimlerdir?

2014 yılı Global Açlık İndeksi’ne göre, gelişmekte olan ülkelerde açlık 1990 yılından beri %39 oranında düşmüştür. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO)’ne göre ise hala dünyada 805 milyon insan açlıkla mücadele ediyor. Bu mücadelenin çoğunu ise çocuklar ve kadınlar veriyor. Gebelik ve emziklik döneminde yeterli ve dengeli beslenilmediğinde, bebeğin bedensel ve zihinsel gelişimi için gerekli olan besin ögeleri de yetersiz kalarak Gizli Açlık riskini artıracaktır. Gizli Açlık her ne kadar az gelişmiş veya gelişmekte olan ülkelerde daha sık görülse de, gelişmiş ülkelerde de ortaya çıkmaktadır. Kilo fazlalığı ve obezite görülme sıklığının artması ile oluşan dengesiz beslenmede kritik besin ögelerine olan açlık da artacaktır.

Gizli Açlık Nedenleri Nelerdir?

Gizli Açlık, beslenmenin sıklıkla gözden kaçırılan kritik bir yönüdür. Beslenmede sadece karın doyurmak ve enerji alımını istenilen düzeylerde tutmak diğer önemli besin ögelerinin de yeterli tüketildiğini göstermez. Çeşitli, kaliteli, güvenilir ve mikro besin ögelerinden zengin bir beslenme Gizli Açlık tehdidini de ortadan kaldıracaktır. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO)’ne göre dünyada yaklaşık 1 milyar kişi yetersiz besleniyor ve 2 milyar kişi de demir ve çinko yetersizliği çekiyor. Bu nüfusun yaklaşık %95’i az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde yaşanıyor. WHO’ya göre her yıl 5 yaşın altındaki 7 milyon çocuk yetersiz beslenmeden dolayı hayatını kaybediyor. Özellikle sorunun nedenleri araştırıldığında daha çok bu ülkelere dikkat çekmek gerekiyor.

Gizli Açlık Sonuçları Nelerdir?

Gizli Açlığın ülkelerdeki sosyo-ekonomik etkileri büyüktür. Çocuklarda büyümenin durması ile anemi veya iyot yetersizliği yaşamın ilerleyen yıllarında karşılaşılacak sağlık sorunlarını artırmaktadır. Yine gelişmiş ülkelerdeki kilo fazlalığı ve obezite Gizli Açlığın ortaya çıkmasını kolaylaştırırken, kardiyovasküler hastalıklar, Metabolik Sendrom gibi kronik hastalık riskini de artıracaktır. İnsanların hayat kalitesinin düşmesi yanında artan sağlık harcamaları ve sosyo ekonomik yük de ülke gelişmişliğini olumsuz yönde etkileyecektir.

Rakamlarla Gizli Açlık

• 2014 Küresel Açlık İndeksi, dünyada 2 milyar insanın yetersiz vitamin ve mineral alımı sebebiyle gizli açlık yaşadığını gösteriyor.
• Vitamin ve mineral yetersizlikleri küresel sağlık yükünün %10'nunu oluşturuyor.
• Yılda ortalama 807 bin çocuk A vitamini, çinko veya diğer besin ögelerini yetersiz aldıkları için gelişim bozukluğu yaşamaktadır.
• Her yıl 18 milyon bebek iyot eksikliğinden zihinsel engelli doğuyor.
• Demir eksikliği, gelişmekte olan ülkelerdeki kadınların %40'ının sağlığının bozulmasına yol açıyor. Ağır anemi her yıl 50.000'den fazla kadının doğum sırasında ölümüne neden oluyor.
• Dünya Sağlık Örgütü (WHO), dünyada yılda 6 ay - 5 yaş arası 450.000 çocuğun çinko yetersizliğine bağlı hastalıklardan yaşamını yitirdiğini ortaya koyuyor.
• Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Türkiye’yi çinko yetersizliğinin görüldüğü Mısır, İran, Irak, Hindistan, Çin, Pakistan gibi ülkelerin başında gösteriyor.
• Çinko yetersizliğinin sebepleri arasında hayvansal kaynaklı besinlerin (kırmızı et, yumurta ve sakatatlar) gereği kadar tüketilmemesi gösteriliyor. Türkiye’de beslenme dağılımına bakıldığında % 37`lik oranla tahıl ve tahıl ürünleri ilk sırada, et ve balık % 6`lık oranla son sırada yer almaktadır.

Referanslar:
• http://www.unric.org/en/latest-un-buzz/28946-hidden-hunger-hidden-problem
• http://www.ifpri.org/pressrelease/two-billion-people-suffering-hidden-hunger-according-2014-global-hunger-index-even-leve
• http://www.micronutrient.org/english/View.asp?x=573
• https://www.deutschland.de/en/topic/life/lifestyle-cuisine/hidden-hunger


Paylaş



0


Kullanım Kılavuzu

Kullanım koşullarını incelemek için tıklayın!

Arkadaşına Öner

Tanıdıklarını Sabri Ülker Gıda Araştırmaları Enstitüsü Vakfı'ndan haberdar et. Toplumun sağlıklı gelişmesine katkıda bulun!

İletişim

Sabri Ülker Gıda Araştırmaları Enstitüsü
Vakfı'na ulaşmak için aşağıdaki formu
doldurabilirsiniz.