Beslenme ve sağlıklı yaşam zirvesi 07.05.2014
Gıda alımının fizyolojisi ve fiziksel aktivitenin
sağlık üzerindeki etkisi
‘HERŞEY DAHA İYİ BİR YAŞAM İÇİN’

Sabri Ülker Gıda Araştırmaları Enstitüsü Vakfı olarak gıda, beslenme ve sağlık alanındaki bilgilerin topluma ulaşmasına destek oluyoruz.

Vakfımızın temel amacı ulusal ve uluslararası düzeyde bilimsel çalışmaları, mevzuatı ve uygulamaları takip etmek, toplumun sağlıklı beslenme ve gıdalar hakkında doğru ve güvenilir bilgiye ulaşmasına yardımcı olmak. Bu amaçtan yola çıkarak üniversiteler, kamu ve sivil toplum kuruluşları ile işbirliği içerisinde her türlü çalışmayı yapıyor ve destekliyoruz. Yol haritası olarak belirlediğimiz, güvenilir bilgi kaynaklarından elde edilen bilgileri toplum faydasına sunma; sağlıklı beslenme ve yaşam biçimlerini teşvik etme ve araştırma, eğitim programları ve diğer girişimleri destekleme misyonumuzu en iyi şekilde yerine getirmeye çalışıyoruz.

İlki geçen sene yapılan ve başarılı sonuçlara imza atan Beslenme ve Sağlıklı Yaşam Zirvesi’nin ikincisini bu yıl 7 Mayıs 2014 tarihinde İstanbul Swiss Hotel Bosphorus’da gerçekleştirdik. Zirvede sağlıklı beslenme ve yaşam alanındaki son bilimsel gelişmeler uluslararası tanınan ve takdir edilen bilim insanları tarafından anlatıldı. Toplumun beslenme ve sağlıklı yaşam kültürüne katkı yapmak üzere verilecek mesajlar tarafsız bir panelde tartışıldı.

Sabri Ülker Gıda Araştırmaları Enstitüsü Vakfı olarak temel amacımıza ulaşmak için çizdiğimiz yol haritamızda yer alan ‘Araştırma ve Eğitim Programlarının Desteklenmesi’ doğrultusunda bu yıl Sabri Ülker Bilim Ödülü düzenledik. Zirvemizin özel bölümünde Sabri Ülker Bilim Ödülü kazananı Prof. Dr. Gülay Bayramoğlu’na plaket ve ödülü takdim edildi.

Bu zirve ile beslenme ve sağlıklı yaşam alanında topluma yön veren tüm paydaşların katılımı ile zihinlerde doğru ve akılda kalıcı bilgilendirme sağladığımızı umuyoruz.

Jülide Ateş’in sunuculuğunu yaptığı, Sabri Ülker Gıda Araştırmaları Vakfı 2. Beslenme ve Sağlıklı Yaşam Zirvesi’nde obezite, beslenme, diyabet ve fiziksel aktivite arasındaki ilişkiler önemli bilim insanları tarafından masaya yatırıldı.

Obeziteyle diyabeti bağlayan ilk geni bularak dünya tıp literatürüne adını yazdıran Harvard Üniversitesi Genetik ve Kompleks Hastalıklar Bölüm Başkanı Prof. Dr. Gökhan Hotamışlıgil’in yanı sıra, FİFA ve İngiltere Futbol Federasyonu’na danışmanlık yapan Loughborough Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Ronald Maughan ve iştah kontrolü, enerji dengeleme alanlarında dünyanın en çok alıntılanan araştırmacılardan biri olan Leeds Üniversitesi Öğretim üyesi Prof. Edward Blundell’in katıldığı zirvede uluslararası camiada yapılan son dönem çalışmalar paylaşıldı.

T.C Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu ve T.C Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker’in katılımlarıyla gerçekleşen zirvede, bu yıl ilk kez düzenlenen Sabri Ülker Bilim Ödülü’nün kazananı Gazi Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Gülay Bayramoğlu oldu. Gıda güvenliği alanında uygulanabilir projesiyle birinci olan Bayramoğlu, 100 Bin Liralık ödülün sahibi oldu.

Zirvede yer alan sağlıklı yaşam panelinde, bilim insanlarının yanı sıra Fenerbahçeli yıldız sporcu Dirk Kuyt ve Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ali Ülker de yer aldı.

2. Beslenme ve Sağlıklı Yaşam Zirvesi’nin bu seneki ana konusu, ‘Gıda alımının Fizyolojisi ve Fiziksel Aktivitenin Sağlık Üzerindeki Etkisi’ olarak belirlenirken, zirvenin ilk bölümü T.C Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun açılış konuşmasının ardından bilimsel mesajlara ayrıldı.

Harvard Üniversitesi Genetik ve Kompleks Hastalıklar Bölüm Başkanı Prof. Dr. Gökhan Hotamışlıgil, konuşmasında dünyada hastalıkların alarm verici bir ivme ile arttığına dikkat çekerken, yeni ve etkin önleyici veya tedavi edici stratejilerin geliştirilmesindeki zorlukların altını çizdi. Son 20 sene içinde yüzlerce laboratuvarda yapılan çalışmaların, şişmanlık ve diyabet gibi kronik metabolik hastalıkların temelinde yatan mekanizmaların hücresel stres ve metabolizmayı entegre eden bir ilişkiden etkilendiğini ifade etti.

“Sabri Ülker hayatının her alanında dengeye sahipti, öğün atlamazdı, fabrikayı dolaşır, yürürdü. Aktif bir hayatı vardı. Bu felsefe bizim için bir vasiyet haline geldi ve Sabri Ülker Gıda Araştırmaları Enstitüsü Vakfı’nı kurduk. Halkın bilinçli hareket etmesi için projeler yapıyoruz. Sağlık, beslenme ve gıda alanında bilimsel projeleri teşvik etmek için bu yıl ilk defa Sabri Ülker Bilim Ödülü düzenlendi. Zihinsel ve bedensel yönden kuvvetli nesiller yetiştirmek istiyoruz. Bu amaçla Yemekte Denge Projesi başlatıldı. İlerde Sağlık Bakanlığı ile beraber güzel projelerde işbirliği yapacağımıza inanıyorum.”
ALİ ÜLKER
Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı


“Ruhen ve fiziken sağlıklı olmayı temel alan anlayış çok önemlidir. İnsanları hasta olmadan sağlıklı hale getirmek bizim en temel sorumluluğumuzdur. Gıda sektörünün sağlıklı beslenmedeki rolü yadsınamaz. Her gıdanın dengesini iyi korumalıyız. Denge kelimesi hayatımızın her boyutunda olmalıdır. “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” sözünden hareketle insanımızın ömrünü sağlıklı şekilde sürdürebilmesine katkı sağlamak belki de bizim insanımıza ya da insanlığa vereceğimiz en büyük destek olacaktır. Bu anlamda Sağlık Bakanlığı duruşunu ifade etme imkanı bulduğum Sabri Ülker Vakfı’nın çalışmalarında; toplumun, özellikle çocuklarımızın ve gençlerimizin sağlığına destek verecek bir anlayış benimsenmesinden duyduğum mutluluğu ifade ediyor, hepinize saygılarımı sunuyorum.”
Dr. MEHMET MÜEZZİNOĞLU
Sağlık Bakanı


“Günümüzde insanın birçok sorunu var, bunun başında başkalarının ürettiği gıdaları tüketmek geliyor. Bir ülkede gıdanın herkese yetecek kadar, herkesin ulaşabileceği şekilde ve sağlık açısından güvenilir olması önemlidir. Bakanlık olarak Türkiye’nin üretim kapasitesini, gıda sanayi alt yapısını ve toplum sağlığını dikkate alarak AB standartlarında yönetmelikleri Türkiye’de uyguluyoruz. Sabri Ülker Vakfı dünyanın gelişmiş ülkelerinde olduğu gibi gıda ve beslenme ile ilgili araştırma, bilgilendirme ve bu anlamda farkındalık yaratma gibi birçok konuda faaliyet gösteren dünyadaki önemli vakıfların bir benzeridir. Sabri Ülker Vakfı dahil, bu konu ile ilgili sivil toplum kuruluşlarının ve meslek örgütleri aydınlatıcı bilgileri sağlamalıdır. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı olarak Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı ile beraber obezite gibi büyük bir sorunu bertaraf etmek için çalışmalar yapıyoruz. Katılmaktan mutluluk duyduğum bu ödül töreninde herkesi çabalarından dolayı kutluyorum.”
MEHDİ EKER
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı


“Daha ucuza, taşınabilir ve doğrudan tanı sağlayabilecek yüksek güvenlikle bir sistemin oluşturulmasını hedefledik. Bu hedef doğrultusunda da çok iyi bulgulara rastladık. Bunları da bilim dünyasıyla paylaştık. Bu sonuçlarla daha fazla ne yapabiliriz ve hayata bunu nasıl geçirebiliriz düşüncesinden hareketle çalışmalarımıza devam ettik. Projem takdir edildiği için çok mutluyum, herkese teşekkür ederim.”
Prof. Dr. GÜLAY BAYRAMOĞLU
Sabri Ülker Bilim Ödülü Birincisi


PANEL: SAĞLIKLI BİR HAYAT İSTİYORUZ AMA NASIL?


“Şişman olmanın seçilmesi için hiçbir neden yok. Fakat gıda aralıklı geldiği için açlıktan korunmak lazım. Ama yaşam tarzı son 200 yılda değiştiği için artık açlıktan korunma bir seçici güç olmaktan çıkıyor. Özellikle toplumlar modernleştikçe bizim biyolojimizin alışık olmadığı sürekli yiyeceğe maruz kalma, fiziksel aktivitelerden yoksun kalma, bol miktarda besin alma ve uzun yaşama gibi biyolojimizin hazır olmadığı bir koşulda yaşıyoruz. Bu aradaki uyumsuzluklar bizi hastalıklara hazırlıyor. Nesilden nesile gelen bir doğrular zinciri var, zamanında her şey denenmiş. Aslında vurgulamak istediğim bilgi birikimimizin yetersiz olmasıdır. Beslenmede bilgi açığımız olduğunu düşünüyorum. Obezite konusu sık tartışılan bir konu. 30 yıl önce aynı genlerimiz vardı, şimdi de aynı genler var. O zaman toplumun %5-6’sı şişmandı şimdi ise %20’si şişman. Şişmanlığın artması tamamen yaşam şeklinin değişmesiyle ilişkili. Doğru besine ulaşım konusunda öncelikle bilgimizin artması gerekli. Hiçbir gıdayı aşırı tüketmemek gerekir. Hayattan zevk almak gerekiyor. Uzun ve sağlıklı yaşamak için formül söylenebilir ama siz buna göre yaşamak istemeyebilirsiniz. Radikal uygulamalara gerek yok. Taze sebze ve meyveleri beslenmeye mutlaka eklemek gerekli. Mümkün olduğu kadar su tüketmek ve hareket etmek de önemli olan diğer bir faktör.”
Prof. Dr. GÖKHAN HOTAMIŞLIGİL
Harvard Üniversitesi Genetik ve Kompleks Hastalıklar Bölüm Başkanı


“Sporcu için beslenme sadece maç öncesi değil maç sonrasında da çok önemlidir. Bir diyetisyenim ve özel bir programım var. Sağlıklı beslenmeye çalışıyorum. Günde 2-3 kez sebze yiyorum ve su içmeye özen gösteriyorum. Fakat hala beslenme konusunda her şeyi öğrenmiş değilim, kendimi geliştirmeye çalışıyorum.”
DIRK KUYT
Fenerbahçeli Futbolcu


“En büyük hata insanların çok fazla aceleci olmasıdır. Kilo almak istediklerine ya da hemen zayıflamak istediklerine karar veriyorlar. 6 haftada 10 kilo vermem lazım yoksa bikini giyemem gibi sebeplerle ani olarak yedikleri besinlerin miktarını azaltıyorlar. Bu sadece bir felaket reçetesidir. Şeker karmaşık bir konu, şekerin kötü olduğunu hep duyuyoruz. Aslında kişinin enerji gereksinimine göre değişmektedir. Genelde şeker orta düzeyde kullanıldığı zaman zararlı değildir. Çok aktif bir insanın fazla şeker alması zararlı olmayabilir. Fakat aynı miktarda şekerin hareketsiz birisi tarafından alınması çok fazla kalori sağlayacağından olumsuz olacaktır. Sporcular maratonlarda binlerce kalori tüketiyorsa bunun büyük bir bölümü şekerden sağlanacaktır. Çünkü yağı hızlı yakamayız. Enerji ihtiyacımız düşük ve egzersiz yapmıyorsak mümkün olduğunca şekerden korunmamız gerekir. Diyetler ile ilgili şöyle bir sorun var. İnsanlar sürekli aç kalıyor ve istediklerini yiyemiyorlar. Yiyecekler bize zevk veriyor aslında. Uzun vadede gıda alımını sınırlamak işe yaramıyor. Bunun yanında fiziksel aktiviteye de önem vermek gerekir.”
Prof. RONALD MAUGHAN
Loughborough Üniversitesi Sporcu Beslenmesi


“Gıda herhangi bir insanın hayatındaki zevklerin en ucuz ve en bol kaynağıdır. Gıda sektörü insanları çekmek için gıdaları lezzetli yapıyor ve insanlar yedikleri şeylerden zevk alıyorlar. Önümüzde birçok seçenek varken doğal bir beslenme izlemek kolay değil. İnsanların bu anlamda dikkatli olması ve geniş bir yelpazeye yayılan yemeklerden beslenmesi gereklidir. Eğer sağlıklı olmak istiyorsak disiplinli olmamız gerekiyor. Ne yememiz ve ne yemememiz konusunda kontrollü hareket etmeliyiz. En lezzetli besinler bazen sağlıklı olmayabilir. Buna karşı koymak kolay değil. Bunun için bir disiplin gerekiyor. Bugün insanlar şeker bağımlılığından bahsediyor. Şeker hakkında farklı yaklaşımlar var. Medya şekeri bazen kesinlikle tüketilmemesi gereken bir gıda olarak göstermekte, toksik bir maddeymiş gibi asla tüketilmemesi gerektiği söylenmektedir. Bu yaklaşımdan kaçınılmalıdır. Medya konu ile ilgili doğru bilgiler vermeli, bilim adamları konu ile ilgili daha hassas davranmalıdır. Herkesin enerji gereksinimine göre uygulanması gereken diyet değişmektedir. İnsanların kendi enerji ihtiyaçlarını anlıyor olması gerekir. İnsanlara enerji gereksinimi üzerinde yemek yemek kolay gelirken altında yemek zor gelir.”
Prof. EDWARD BRUNDELL
Leeds Üniversitesi Sporcu Beslenmesi


“Zararlı yiyecek ve gıda yoktur. Metabolizmanın aşırı tüketimden dolayı olumsuz etkilenebileceği gıdalar vardır. Bu yüzden hayatta, yemekte ve beslenmede denge olması gerekir. Bir önemli konu da iş gereği günün büyük bir bölümünü oturarak geçiriyor olmamız. Ben asansör ve yürüyen merdiveni kullanmamaya çalışıyorum. Aktif bir hayat çok önemli, oturduğumuz kadar hareket edebilsek herhalde daha sağlıklı ve daha dinamik bir metabolizmaya sahip oluruz diye düşünüyorum. Çocuklara temel beslenme değerlerini aşılamak gerekir. Bizim konu ile ilgili olarak çeşitli enstitüler, kuruluşlar ve bilim kurulumuzun da katkılarıyla Türkiye’ye adapte ettiğimiz, Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı ile beraber yürüttüğümüz Yemekte Denge Projemiz var. Toplamda 10 ilde, her ilde 50 ilkokulda yemekte denge ile ilgili eğitimler veriyoruz. Bir eğitim seti ile beraber müfredat içinde bu eğitim uygulamalarını söylüyoruz. Bu 10 ilde bir milyon öğrenciye ulaştık. Sağlık Bakanı’mızın da değindiği gibi yalnız çocukları eğitmek yetmiyor. Aslında toplum olarak bu bilince ulaşmamız gerekli. Bununla ilgili olarak bilimsel çalışmalara destek olmaya devam edeceğiz. Toplumun bilinçlenmesi konusunda gayret edeceğiz. Aslında her şey alışverişte başlar. Doğru ve temiz gıdanın alınması, gıdanın üzerindeki tarihin ve içeriğin okunması ambalajlı ürünlerin tercih edilmesi işin temelini oluşturan unsurlardır. Bunun haricinde de taze ürünleri gözle seçerek almaya dikkat etmeli, bu gıdalar ile doğru menüler oluşturmalılar. Evdeki ihtiyaca göre yemek hazırlanmalıdır. Memur aile ile çiftçi ailenin enerji ihtiyaçları farklı olur. Yakabileceğimiz kadar yemeliyiz. Yemeğin tadına bakmadan tuz koymamalılar, tuz da bir ihtiyaç ama dengeli miktarda alınmalıdır. Yemeğin yağda yüzmesine gerek yok, yeterince yağ koyulmalıdır. Mühim olan dengeli olmaktır. Yani yine denge diyorum. Hayatta denge, yemekte denge.”
ALİ ÜLKER
Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı


Paylaş

Kullanım Kılavuzu

Kullanım koşullarını incelemek için tıklayın!

Arkadaşına Öner

Tanıdıklarını Sabri Ülker Gıda Araştırmaları Enstitüsü Vakfı'ndan haberdar et. Toplumun sağlıklı gelişmesine katkıda bulun!

İletişim

Sabri Ülker Gıda Araştırmaları Enstitüsü
Vakfı'na ulaşmak için aşağıdaki formu
doldurabilirsiniz.